sırt çantası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sırt çantası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ocak 2011 Pazar

Adidas Load Spring Sırt Çantası

Uzun süredir buraya bu projeden dolayı yazı yazamadığımın farkındayım. Ama bomba gibi bir Adidas Load Spring sırt çantası incelemesiyle karşınızdayım. Bu çantayı burada da incelemesini yaptığımız Nike Ultimatum XL çanta arayıp da bulamadığımız bir dostum için dün indirime girince Boyner'den aldım. Yani bu yazı uzun süre kullandığım bir ürünü inceleme yazısı değil de bir ilk izlenim yazısı gibi olacak. Bir süredir çeşitli ortamlarda blogumdan yazıların ve fotoğrafların "kopyala-yapıştır" şeklinde kullanıldığını gördüğümden, aslında hiç hoşlanmasam da fotoğraflara damga ekledim, kusuruma bakmayın.


Uzun süredir gördüğüm "en teknolojik" çanta diyebilirim. "Çantanın da teknolojiği mi olur?" demeyin, yazının ilerleyen kısımlarında göreceksiniz oluyormuymuş.:) Çanta normal bir sırt çantasından daha geniş ve içinde oldukça fazla sayıda fermuarlı ve cırt cırtlı ufak ufak gözleri var. Ben böyle gözleri olan çantaları seviyorum çünkü birbirine karışmasını istemediğiniz şeyler için size alternatif alanlar sağlıyorlar. En dıştaki fermuarı çevreleyen şerit aynı zamanda fosforlu, bu özelliği sayesinde gece yol kenarlarında yürürken veya bisiklete binerken sizi koruyabilir. 


Çantanın sırta en yakın kısmı dizüstü bilgisayar için tasarlanmış, oradaki destekli kısım hem sırtınızı hem de bilgisayarınızı koruyor.  bir önündeki göz ise kıyafetler için düşünülmüş. Bu göz oldukça büyük, hatta çantanın dıştan göründüğünden çok daha büyük. Şöyle ki Boyner'deki örnek modelin içinde, bu gözde aynı çantadan 4-5 tanesi katlanmış şekilde duruyordu, varın siz düşünün. Onun bir önündeki göz de çantanın tam tabanına kadar inmese de oldukça büyük sayılır. Ayrıca en önde o fosforlu kısımda bir göz daha var, sıkışırsanız orası bile oldukça güzel iş görecektir.


İşte kıyafet için uygun dediğim gözün açık hali. İçinde ayrıca bir fileli fermuarlı göz daha var. Bu gözün fermuarları neredeyse çantanın tabanına kadar iniyor ki rahatça açıp içine kıyafetlerinizi katlanmış, düzenli bir şekilde koyabiliseniz diye olduğunu düşünüyorum.



Bu da kıyafet gözünün bir önündeki nispeten büyük dediğim göz. İçinde iki tane cırt cırtlı ayrıca bir tane bağımsız fermuarlı göz daha var. Çantanın bütün iç dış kumaşları siyah olduğundan fotoğraflara tıklayarak bakarsanız daha net görebilirsiniz.


Çantanın iki yanında  doluluğuna göre ayarlayabileceğiniz, klipsli emniyet bantları var. Ayrıca çantanın kumaşı ünlü üretici Cordura'ya ait. Peki Cordura nedir?  Cordura özellikle yırtılma, kesilme, renk solması gibi sorunlara dayanıklı, hafif bir kumaştır. Askeri kıyafetlerden sırt çantalarına, botlardan pantolonlara kadar değişik ürünlerde kullanılır. İşte çantanın üstteki fotoğrafa eklediğim kılavuzunda da Cordura için "kesilme, sürtünme ve aşınmalara dayanıklı" yazmakta. Ki daha önce TSK'da kullandığımız çantalardan kumaşları da Cordura olanlar içine girmek zorunda kaldığımız dikenli çalı çırpılarda bile yırtılmıyordu, yani bu iddialarında haklılar diyebilirim.


Çantanın en teknolojik kısmı arka tarafı. Burada anlatabileceğimiz 3 teknoloji var. Clima Cool, Load Spring ve ses ayarlı kulaklık bağlantısı. Bu fotoğrafta Clima Cool'dan bahsetmek istiyorum. Bildiğiniz gibi Clima Cool Adidas'ın az terleten ve her şeye rağmen oluşabilecek teri de hızlıca dışarı atan teknolojisi. Burada bunu şu şekilde kullanmışlar. Sırtınıza yapışan yerler oldukça destekli ve petekli kısımlar.Tam sırtınızın ortasında, boyuna bir kanalda çanta sırtınıza hiç değmiyor ki burası tam anlamıyla bir hava akış tüneli gibi olmuş. Zaten değen kısımların da petekli ve Clima Cool olması sizi yeterince serin tutacaktır.


Şimdi ikinci teknolojiye gelelim, Load Spring. Bu teknoloji Nike'taki Air Max'ın hem benzeri hem de farklısı. Şöyle ki bu çantanın da askıları tabi ki omzunuzu acıtmaması açısından destekli. Burada Adidas mühendisleri sırtınızda ağır yükler varken maruz kalabileceğiniz darbeleri de düşünerek lastikli bir kısım eklemişler ki tam anlamıyla arabalardaki süspansiyonun aynısı diyebiliriz. Üstteki Load Spring yazısının oradaki lastikli kısım  olur da koparsa diye emniyet parçaları yine dikilmiş.


İşte çantanın en teknolojik kısmı! Genelde bu tip çantalarda müzik çalarınız için bir göz ayrılır, oraya bir delik açılır ve kulaklığı geçirmeniz sağlanır. Adidas ise bunu oldukça ileriye taşımış ve çantayı astığınızda sağınıza gelecek askılıkta bir kulaklık çıkışı ve ses açıp kapatmanıza imkan verecek kumandalar eklemiş! Üstte iki halini birleştirdim, fotoğrafın büyük haline bakarsanız daha net anlayabilirsiniz. Diz üztü bilgisayar için ayrılan gözle, el tutamağı arasında ince bir göz daha var. Onun içinde pil ve kulaklık bağlantısını yapmanıza olanak verecek parçalar saklanmış. Oradaki girişi müzik çalar veya telefonunuzun çıkışına bağlarsanız, müzik kontrolü alet çantanızdayken bile askınızda! Benim telefonum normal 3,5 mm çıkışı desteklemediği için çevirici kullanıyorum, keşke onunki gibi şarkıları başlatıp durdurmaya, ileri ve geri almaya da olanak verseydi! İşte o zaman tam bir medya canavarı olurdu. Ama bu hali bile yeterince ince düşünülmüş bence.


Bu fotoğrafı özellikle ekledim. Çantanın ne kadar çok şey alabileceğini gözlerinizle görün. İçini doldurmamama rağmen, altı 1 karışa yakın genişlikte. Yani dıştan göründüğünden çok büyük bir çanta.

SONUÇ:

Çantayı kullanmadığım için dayanaklılığı konusuna bir yorum yapamayacağım. Ama Cordura adı beni yeterince tatmin etti. Çantanın işçiliği oldukça güzel. Orijinal fiyatı 183 lira idi. Biz o zaman çok pahalı bulduk ve indirime girmesini bekledik. Dün arkadaşıma 119 liraya aldık. Daha kendisi kullanamadan ben sizler için ayrıntılı ilk izlenimlerimi yazdım. 119 liralık etiketi pahalı gelmesin. Çünkü kendi etiketinde de yazdığı gibi, tam bir "ömürlük" ürün. 1 haftaya yakın seyahatlerinizde bilgisayarınızı ve yeterli eşyanızı koyup başka valiz taşıma derdi olmadan rahatça gezebilirsiniz. Belirtmeden geçmeyim, dizüstü bilgisayar gözü 17" bilgisayarımı almadı ama 15.6" vb olanları oldukça rahat alacaktır. Kıyafet için olan göze ise bilgisayarım giriyor. Tabi ki normalde sürekli mobil olan insanlar genelde 17" bilgisayar taşımak istemeyeceklerdir, hem ağır hem de batarya sorunundan dolayı, ondan sanırım daha küçük modellere göre yapmışlar. Ben kesinlikle tavsiye ediyorum!

Kendi çantamla en/boy oranını merak edenler için beraber bir fotoğraflarını daha ekliyorum. Çantalar boş olduklarından çok derli toplu durmuyorlar, idare edin ;)


21 Eylül 2010 Salı

Nike Ultimatum Utility XL Sırt Çantası

Bir süredir çok fazla bilgisayarla ilgilenemediğim için bu yazı biraz gecikti. Aslında sabah ateşten tir tir titrediğimi düşündüğümüzde bugün yazmak için en iyi gün olmayabilir ama başladık bi kere, hakkını vereceğim bir incelemeye daha hoşgeldiniz:)

3-4 günlüğüne veya 1 haftalığına bir yerlere gitmek istiyorsunuz dizüstü bilgisayar için bir çanta, kıyafetler için bir çanta, kalan ıvır zıvır için bir çanta olsun istemiyorsunuz. Evet işte tam benim bu çantayı almadan önceki ruh halimdesiniz:) İşte bunların hepsini tek bir yerde toplamak ve dağınıklıktan kurtulmak için yapmanız gereken şey bir adet Nike Ultimatum serisi çanta almak;) Ultimatum serisine her sene yeni bir çanta ekleniyor, ama genel görünüm hepsinde oldukça benzer. Örneğin alttaki anlattığımızdan önceki model, tek farkı ise öndeki fileli gözün olmayışı..



Evet isim Bourne üçlemesinin son filmini çağrıştırıyor ve oldukça iddialı bir sloganla beraber geliyor:
"Our Strong is Stronger" 
1 yıldır kullanıyorum gerçekten verdiğim parayı hakeden ürünlerden ve dedikleri kadar da dayanıklı. Oldukça fazla gözü var ve birbirinden farklı nesneleri gayet rahat ve düzenli şekilde ayrı ayrı yerleştirebilmenize olanak sağlayan bu tasarım bence oldukça başarılı.



Fermuarları koruyan parmak kalınlığındaki parçayı da düzgünce kıvırdığınızda çanta dıştan komple siyah gibi görünse de aslında Bright Cactus dedikleri bir Yeşil iç renge sahip.


Çantayı neden büyük boy aldığımı soracak olursanız size hemen üstteki fotoğrafta görünen dizüstü bilgisayarımın 17.1" ekrana sahip olmasını gösterebilirim. Gerçi çanta bu dev gibi haliyle bile benim bilgisayarı ucu ucuna alıyor. Aynı modelin bir önceki seneki haliyse hiç almıyor. Bilgisayarı koyduğunuz kısım hem içten hem alttan hem de sırtınıza gelen kısımdan çok güzel desteklenmiş. Özellikle sırtınıza gelen kısımda destek malzemesinin kalınlığı ve kalitesi elinize alır almaz dikkatinizi çekecek. Bilgisayarı yerleştirdikten sonra arka sırta dikili lastik yardımıyla sabitleyebilirsiniz.



Şimdi çantanın bilgisayarı da koyduğumuz ana gözünün imkan kabiliyetlerini anlayabilmemiz için sağ ve sol üst dıştaki 2 cep, müzik çalar gözü ve ayakkabı gözüyle beraber değerlendirme yapmamız gerekir. "Neden?" diyecek olursanız çantanın gözleri dışa değil içe doğru şişiyor(Üstteki fotoğrafta görebilirsiniz) Yani çanta dıştan ana görüntüsünü neredeyse hiçbir zaman kaybetmiyor. Oldukça düzgün görünüyor. Bu ilk etapta iç kısmın hacmini düşürüyormuş gibi görünse de aslında Nike mühendisleri gözlerin yerini oldukça iyi ayarlamışlar, içine yine tonlarca malzeme koyabiliyorsunuz. Ben en son İstanbul'a giderken yanıma aldığım çantamın ana gözüne "Bilgisayar+ 3 tişört+ 2 penye şort+3 kolsuz atlet+1 kumaş şort+1 kapri+ 4 takım iç çamaşırı+ 5 çift çorap+1 boy/1 baş havlusu"nu rahatlıkla sığdırdım. Hatta ihtiyacım olsa biraz daha mantıklı bir yerleştirmeyle çok daha fazla malzeme koyabilirdim.



Çantanın üst tarafında müzik çalarlar için düşünülmüş dolgu malzemesiyle destekli ve üstünde kulaklık çıkışı olan müzikçalar gözü var. Ama benim gibi o gözü desteğinden dolayı parfüm vs gibi kıralabilecek başka malzemeler için de kullanabilirsiniz. Bu göz 2 şarj aleti+ 2 kulaklık+ Extra bir sürü ıvır zıvırı alabilecek kadar da geniş. Çantanın hem üstünde olması hem de destekli malzemeden yapılmış olması nedeniyle çantanın en güvenli gözü diyebiliriz.




Çantanın sol üstündeki göz kendi içinde 2 parçaya bölünmüş ve oldukça derin, kullanışlı bir göz. Öyle ki 0.5 litrelik su şişesini rahatlıkla alabilir. Üstünde hala boşluk kalır.Üste yakın kısıma dikilmiş cep sayesinde gözün dibine inmesini istemediğiniz, açınca hemen elinize gelsin istediğiniz şeyleri koyacak yeriniz hazır. Yukarıdaki fotoğrafta dediğim cepte benim şarj aletim duruyor mesela. Bu cebi isterseniz toptan çamaşır, çorap gibi tek bir çeşit kıyafete de ayırabilirsiniz.



Sağ üstteki gözü açınca ise bir süprizle karşılaşıyorsunuz. Burası içeceklerinizi daha uzun süre sıcak veya soğuk tutmak için izole edilmiş. Biraları soğuk tutmak için yapılan çantaların iç maddesiyle içinin kaplanmış olması tam anlamıyla termos etkisi yaratmasa da dayanma gücünü arttırdığı kesin. Bu göz de oldukça derin ve başka amaçlar için kullanmak isterseniz de size yeterince alan sağlıyor.



Çantanın sağ ve sol altlarında üstte gördüğünüz ceplerden mevcut. Önündeki ufak gözü de katarsak dışa doğru şişen tek kısımlar buralar işte. Ama öyle profesyonelce tasarlanmış ki ağzına kadar doluyken bile boşken durduğundan çok da farklı durmuyorlar. Ben o ceplere genelde kemer vs koyuyorum. İsterseniz tek cep bir haftalık çorap ihtiyacınızı tek başına alabilir.


İşte bu da az önce alttaki cepleri anlatırken bahsettiğim dışa şişen çantanın ortasındaki göz. Hava alabilen dış ince kumaşla kaplı olması koku yapabilecek şeyleri koymanıza olanak sağlıyor. Fotoğrafın açısından çok net anlaşılmasa da burası da yine derin bir göz ve katlanmış bir havluyu rahatlıkla koyabilirsiniz.



İşte burası çantayı elime aldığımda en çok hoşuma giden kısımlarından birisiydi. Ayakkabı koyma gözü. 
Hepimiz bir yerlere giderken yanımızda ya yedek bir ayakkabı ya da terlik vs götürürüz. Eskiden bunları kıyafetlerin yanına koymak zorundaydık. Artık ayakkabıların kendine has bir gözü var ve dışının delikli olması sayesinde havalanabiliyorlar. Çantanın içinden ise tamamen izole edilmiş durumdalar.Ama yeşil kısımlar çabuk kir tutacağından ben yine de ayakkabıları koyarken ayrı bir poşetle koymayı tercih ediyorum.



Boş halini de ayrıca ekleyim ki kafanızda net bir görüntü oluşsun. Ayakkabı gözü gerekirse bilekli botları alabilecek kadar geniş bunu özellikle belirteyim. Tabi ki en başta belirttiğim gibi koyduğunuz ayakkabılar ana gözün hacminden yiyor :)


Sırt kısmına gelecek olursak çantanın dizüstü bilgisayar çantası olması nedeniyle buraya özel ilgi gösterilmiş desek yalan olmaz. Fotoğraftan da net olarak görebileceğiniz üzere sırt kısmı topla vursan yıkılmaz görüntüsünde:) Oldukça kaliteki dolgu malzemesi ile hem dizüstü bilgisayarınızı güvence altına almışlar hem de çanta büyük olduğundan içini doldurduğunuzda oldukça ağır oluyor, bu ağırlığın sırtınızı acıtma oranını düşürmüşler. Kabartma Nike logosu da oldukça estetik duruyor.


Gelelim çantayı alırken en gereksiz gördüğüm kısım olan Max Air omuz askılarına.. Alırken içimden geçen şey tam olarak "Bunlar da stil olsun karizma yapsın diye şişirmişler bi de Max Air patlatmışlar, tamamdır" olmuştu ama çantayı gerçekten doldurduğum bir gün aslında bu askıların tahminimden çok işe yaradığını farkettim. Ağırlık arttıkça omuzlarında oluşan kesilme hissi artar. Hatta aynen yanık gibi kızarır. Ama çantamızda ağırlık arttıkça içi hava dolu askılıklar görevini tam olarak yerine getiriyorlar. Yıllarca ağırlığı 30 kilolara varan değişik çantalar taşıdım. İlk defa bir çantada ağır olmasına rahat ettim desem yeridir. Fotoğraf biraz parladığından aslında şeffaf olan kısımlar gri gibi çıkmış.



Gelelim çantanın ana gözünün üstünde yer alan ikincil göze...Burası da dizüstü bilgisayarın adaptörünü, farenizi hatta ana göze koyamadığınız kıyafetlerinizi alabilecek kadar geniş. İçinde kalemlik, cep telefonu benzeri aletleri koyabileceğiniz lastikli bir cep, ayrıca iki cep daha ve fermuarlı bir gözü daha bulunuyor. Aklınıza gelenden daha fazla döküntü topladığına emin olabilirsiniz. Üst kısımdaki gözlerin tam boyunu canlandırabilmeniz için bir fotoğrafını daha koyuyorum.


Çantanın omuz askılarını rahatça ayarlayabilmeniz için askıları oldukça uzun tutmuşlar ama bu gerekli mesafeye getirdikten sonra ortada kocaman bir askı çöplüğü varmış havası yaratıyor. Bu yüzden benim gibi bu konularda takıntılıysanız aşağıdaki gibi askıyı kopçanın arasına sıkıştırabilirsiniz.


Yukarıda sağ altta da görebileceğiniz gibi ana gövdeden gelen kısım belinizi de saracak şekilde geniş tasarlanmış. Ayrıca az önce bahsettiğim askı toplama işini yapınca askılar karşıdan aşağıdaki gibi derli toplu görünüyorlar.:) Düzen önemli ama değil mi? Avatar'da da söyledikleri gibi "Bir asker her zaman askerdir."  :)


Sonuç olarak:

100 lirayı biraz aşan fiyat etiketi başta pahalı görünse de benzer markaların benzer ürünleriyle karşılaştırdığınızda aslında çok da pahalı olmadığını görüyorsunuz. Ürünün malzemesi oldukça kaliteli. Zaten Ultimatum serisini diğer Nike çantalardan ayıran da malzeme ve işçilikteki bariz kalite farkı. Dün Yeşil Kundura'ya girip diğer çantlara baktığımda 45-50 liraya da Nike çantalar vardı ama emin olun kalite olarak özellikle de kumaş kalitesi olarak yanından bile geçemezler.

Ürünün kumaşı hava alabilen güzel ve dayanıklı bir maylon türü. Su geçirmezlik özelliği bulunmuyor. Ama yine de "en küçük yağmuru içeri alıyor" dersek de haksızlık yapmış oluruz. Aslında içinde bilgisayar olunca insan içine damla bile almasın istiyor ama sonuçta yapım amacı doğa sporları olmadığından gereksiz bir fiyat etiketine neden olmasın diye sanırım pas geçilmiş. 

Ürünün fermuar kalitesine ayrıca değinmek istiyorum. Fermuarlar neredeyse yok denecek kadar kolay açılıp kapanıyor. Ve dikişleri oldukça dayanıklı. Gerçi bu boyda bir çantanın dolu halinin 15 kg sınırını çok rahat zorlayacağını düşünürsek dikişlerin dayanıklı olması normal:) Zaten 100 lirayı aşan ücret ödediğinizde bu özellikler bizi şaşırtacak özellikler arasından çıkıyorlar, neticede kalite için buradayız:)

Sağ ve sol altlardaki parlak kısımlar bana gereksiz göründü, çantanın içi her ne kadar gayet canlı yeşil renkte olsa da çanta kapalıyken dıştan komple siyah durduğundan bu kısımlar bana biraz gereksiz parlaklık olarak geldi.

Nike hem 17" dizüstü bilgisayarları alabilecek hem de uçakların koltuk üstü bagaj kısımlarına sığmayı becerebilecek bir çanta yaparak 1 haftayı geçmeyen yolculuklarda 40 tane çanta gezdirme mecburiyetimizi de, uçakların bagaj personelleri  işlerini hızlandırmak için ellerine ne gelirse tangır tungur attığından bagaja verdiğim çantada "eşyalarım acaba kırılıp dökülür mü?" korkumuzu da havaalanlarında valiz bekleme çilemizi de ortadan kaldırmış:)

Eğer okul çantası vs olarak kullanacaksanız yarı fiyatına olan çantaları seçmenizi öneririm. Fazlasıyla işinizi görürler. Ama amacınız tam anlamıyla bir tatil arkadaşı ise tercih doğru. Ayrıca arkadaşlarının evlerinde 2-3 günlük gece kalmalarına giden "yancı" arkadaşlar için de gayet ideal olduğunu hatırlatırım:)

Bu senenin Ultimatum'u LiveStrong adıyla satılan model. Neredeyse birebir aynılar. Ama unutmayın eğer güncel modeli alırsanız aynı çantaya daha çok para vermek zorunda kalabilirsiniz. Benim anlattığım modeli şuan bulabilirseniz indirimle alma imkanınız var.


Benzer bir çanta olan Adidas Load Spring'in incelemesini de burada yaptım, ona da bir göz atın derim! ;)

Bol gezmeler:)